29 Ekim 2007 Pazartesi

ayakkabı hastalığım ve yeni ayakkabılarımın tokası

Yaklaşık 1 ay kadar önce Akmerkez Hotiç'ten hiç dayanamadığım yüksek topuklu ve vizon rengi süet bir çift ayakkabı satın aldım. Yüzümde koca bir gülümseme ile ayakkabıları giydiğim ilk gün tokalarıyla uğraşıp durdum. Tokanın iğnesi kurtulup duruyor, bilekten bandı bollaşıyor ve ayakkabı her adım atışımda ayağımdan fırt fırt çıkmak suretiyle işte koridorlarda yürürken sinirlerimi bozuyordu.
Ben de ilk fırsatta ayakkabılarımı aldığım mağazaya götürdüm, problemi anlattım. Ayakkabıları geri aldılar ve fabrikaya gönderip cep telefonuma mesaj yoluyla beni bilgilendireceklerini söylediler. Bir hafta geçti, yeni ayakkabılarını giymek için can atan zavallı bana bir haber yok. Ben de onları aradım. "Ayakkabılarımız mağazamıza geldi hanımefendi" diye cevap verince ben de dayanamayıp "bana da haber vermeyi düşünüyor muydunuz?" diye sordum. Bunun üzerine check etmeye gitti ve tamamen çelişkili ikinci bir cevapla geri döndü "gelmemiş, daha fabrikadan cevap bekliyoruz". Eğer ben ikinci soruyu sormasaydım Çengelköy'den Etiler'e kadar bir yol katedip hayalkırıklığı ve muhtemelen bir sinirle ayakkabıların orada olmadığını keşfedecektim. Bunu söylediğimde ise şöyle bir cevapla karşılaştım "fabrika bize tadilat mı iade mi olduğu konusunda 15 günlük yasal süreç içinde cevap veriyor, bugün de olabilir önümüzdeki hafta ortasında da, anladınız mı?". Ben satış temsilcisinin cevabındaki "anladınız mı" kısmına epeyce takılarak telefonu kapattım.
Halen beni aramalarını bekliyorum. Hotiç gibi bir mağazanın "ayakkabı tokası" gibi basit bir konuda bedelin tümünü ödemiş ve bir kez bile doğru düzgün giyilememiş bir ayakkabıya sahip bir müşteriye geri dönüş yapması için bu kadar zaman kullanmasına şaşırmadım değil, üstelik bir lostra salonunda bu problem yaklaşık 1-2 saatte çözülebilecekken..

Hiç yorum yok: