21 Kasım 2007 Çarşamba
pepsi'nin fotoğraflı kutuları
Pepsi'nin son fikrini çok eğlenceli buldum. Kendi fotoğraflarını gönderiyorsun ve kutunun üzerine basıyorlar. Sen de kendi fotoğrafının olduğu kutudan afiyetle kolanı içiyorsun. Kişiselleştirilmiş ve oldukça orijinal bir fikir...
14 Kasım 2007 Çarşamba
comme il faut tango ayakkabıları beni baştan çıkarıyor
10 senedir tango yapıyorum. Bu güne kadar onlarca tango ayakkabım oldu ama Comme il Faut tango ayakkabıları üzerine dans ayakkabısı tanımam. Ergonomisi, hafifliği, esnekliği ve estetiği. Ayrıca bence "odaklanma" ve "uzmanlaşma" anlamında bir başarı hikayesi. Tangonun başkenti Buenos Aires'teki bu küçük ve butik atölye yanlızca tango ayakkabıları üretiyor. Ama ona tango ayakkabılarının Manolo Blahnik'i demek yanlış olmaz.
Öncelikle ve en önemlisi kadın ve ayakkabı arasındaki o gizemli ve çok özel bağı çok iyi hissediyor: yüksek topuklu ayakkabılar baştan çıkarmak içindir... Seçilen renkler, modeller, dokuların tümü bunu destekliyor. Morlar, kırmızılar, lameler, ruganlar, leopar desenleri....
Üretimi tek bir yerde, başka bir atölyeye fason üretim yaptırarak kalitesini riske atmıyor.
Müşterilerine sunduğu deneyim benzersiz: Çok büyük olmayan dükkana giriyorsunuz. Etrafta zebra desenli puflar, yerde beyaz bir post ve 3 duvarda boydan boya aynalar. Bir yandan bir çok ülkeden onlarca tango dansçısı ayakkabı deniyor. Yani çevreniz sizin gibi dansa aşık kişilerle dolu. Biraz da kıskançlık ve rekabet hissi ile herkesin denediği ayakkabılara bir göz atıyorsunuz. Muhtemelen bu bayanları ve ayakkabılarını o akşamki kalabalık milongada görüp farkedeceksiniz. Diğer yandan biri gelip ayakkabı numaranızı soruyor ve o numaradan elinde bulunan bütün kutuları çıkarıp önünüze seriyor. Renk renk, model model...Siz de kendinizi lunaparka gitmiş bir çocuk kadar özgür ve mutlu hissediyorsunuz. Giyip giyip çıkarıyor ve farketmeden 1 saate yakın zamanınızı burada geçiriyorsunuz.
Kredi kartı kabul etmiyorlar ve ayakkabıların fiyatı rakiplerinden en az %50 daha pahalı.
Ama her kuruşuna değiyor, çünkü o dükkandan çıktığınızda siz artık renkli bir kelebeksiniz...
Öncelikle ve en önemlisi kadın ve ayakkabı arasındaki o gizemli ve çok özel bağı çok iyi hissediyor: yüksek topuklu ayakkabılar baştan çıkarmak içindir... Seçilen renkler, modeller, dokuların tümü bunu destekliyor. Morlar, kırmızılar, lameler, ruganlar, leopar desenleri....
Üretimi tek bir yerde, başka bir atölyeye fason üretim yaptırarak kalitesini riske atmıyor.
Müşterilerine sunduğu deneyim benzersiz: Çok büyük olmayan dükkana giriyorsunuz. Etrafta zebra desenli puflar, yerde beyaz bir post ve 3 duvarda boydan boya aynalar. Bir yandan bir çok ülkeden onlarca tango dansçısı ayakkabı deniyor. Yani çevreniz sizin gibi dansa aşık kişilerle dolu. Biraz da kıskançlık ve rekabet hissi ile herkesin denediği ayakkabılara bir göz atıyorsunuz. Muhtemelen bu bayanları ve ayakkabılarını o akşamki kalabalık milongada görüp farkedeceksiniz. Diğer yandan biri gelip ayakkabı numaranızı soruyor ve o numaradan elinde bulunan bütün kutuları çıkarıp önünüze seriyor. Renk renk, model model...Siz de kendinizi lunaparka gitmiş bir çocuk kadar özgür ve mutlu hissediyorsunuz. Giyip giyip çıkarıyor ve farketmeden 1 saate yakın zamanınızı burada geçiriyorsunuz.
Kredi kartı kabul etmiyorlar ve ayakkabıların fiyatı rakiplerinden en az %50 daha pahalı.
Ama her kuruşuna değiyor, çünkü o dükkandan çıktığınızda siz artık renkli bir kelebeksiniz...
önlüklü eti kampanyası
Bir süredir TV ve radyoda yayınlanmakta olan Eti Bi Dolu dolgulu kek reklamlarındaki yaratıcı fikre bayıldım. "kekin içi o kadar dolu ki her an üzerinize damlayabilir" fikrini aktarmak için kullanılan yaratıcı fikir bence mükemmel: mama önlüğü... belki de henüz 1.5 yaşında bir oğlum olmasının da verdiği algıda seçicilik yüzünden ama rakipleri arasından sıyrıldığını ve farklılaştığını düşünüyorum. Ajansına tebrikler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
